Labraunda
Labraunda












































2005 Sezonu
Ön Raporlar
Fotoğraflar...
Çalışma Süresi: 27 Haziran – 15 Temmuz 2005.
Katılımcılar: Doç. Dr. Lars Karlsson, (Kazı Başkanı, Uppsala Universitesi), Master öğrencisi Jesper Blid, M.A. Lovisa Strand, arkeolog Göksan Keskin, Stockholm, Abdulkadir Baran, Muğla Üniversitesi, Konservatör Despina Ignatiadou, Thessaloniki Müzesi.
Kış yağmurlarıyla tahrip olan büyük basamakların tahrip olan bölümü ve yan destek duvarı tamir edilmiştir. Ziyaretçiler için büyük kolaylık sağlayan bu tamirat sonucunda kutsal alan daha iyi bir görünüme kavuşmuştur. Son olarak kutsal alan tamamen temizlenmiştir. Labraunda şu an ziyaret için oldukça güzel bir kutsal alandır.
Lars Karlsson

2005 yılı Ekibi
Kutsal Alan civarındaki kalıntıların Dokümantasyonu :
Kutsal alan çevresindeki antik kalıntıların harita üzerine işlenilmesine 2004 yılında Milas’tan Turgay Kınacı başkanlığında bir ekip tarafından başlanılmıştı. Bu yıl Labraunda çevresindeki yamaçlarda yer alan 52 lahit haritaya işlenilmiştir. Lahitler dikdörtgen formda olup kayaya oyulmuşlardır. Üstte taş kapak için çıkıntılar mevcuttur, böyle alttaki gömüyü kapatarak üstte başka bir gömü bulunabilmektedir. Lahit son olarak büyük çatı biçimli kapaklara sahiptir ve kapaklarda genellikle taşımak için yapılmış 6 çıkıntı bulunur.
Tüm kapaklar orijinal yerinden alınmış ve mezarların tamamı soyulmuştur. Ayrıca, oda iç kenarlarında ölünün yerleştirildiği banklar bulunan 6 adet oda mezar tespit edilmiştir. Bu tip Labraunda’da çok yaygın değildir. Tüm mezarlar açıkça kutsal yol civarına veya yoldan görülebilir yerlerde yer almaktadır. Bu yılki yeni buluntulardan biri kutsal yolun doğuya Alinda’ya uzanan bölümünün tespit edilmiş olmasıdır. Bu yol boyunca da çok sayıda mezar tespit edilmiştir. Mezarların hepsi ölçülmüş ve büyük bölümü çizilmiştir. Çizim çalışmalarına devam edilecektir.
Lahit mezar.
Aynı alanlarda, Milas ve Alinda’ya uzanan yol boyunca 32 tane çeşme yapısı tespit edilmiştir. Bunlar açıkça antik yolla birlikte inşa edilmiştir ve yolla bağlantılı oldukları kesindir. Çeşme yapıları düzgün bloklardan yapılmış bir cepheye ve arka kısımdan gelen suyun toplandığı bir hazneye sahiptirler.
Bu antik çeşmelerin halen su sağlaması oldukça dikkat çekicidir. Labraunda gerisindeki Akropolisteki kale 2004 yılında totalstation yardımıyla ölçülmüştür.
Çeşme yapısı.
Bu yıl kalenin detaylı taş planı tamamlanmıştır. 9 dış kule ve iç kalede 2 kule bulunur. Böylece kale bir kale ile desteklenmiştir e asker barakaları halen görülebilmektedir. Bu alanda henüz kazı yapılmamıştır ancak ot temizliği tamamlanmıştır. Kutsal alanın ön tarafında Mylasa’ya bakan yamaçlarda 5 adet bağımsız kule haritaya işlenmiştir. Batıdan itibaren Burgaz tepe, Tepehisar kule, Üçalan tepesi kule, Kepez tepe kule ve Harap kule olarak adlandırılmaktadır. Akropoldeki kale ile birlikte bu bağımsız kulelerin kutsala alanı korumaktaki rolü ilginç bir çalışma konusudur. Tüm kuleler küçük epe üstelerinde yer alır ve birbirlerini görebildikleri kesindir. Tüm kuleler akropolis kalesinden görülebilmektedir ve böylece akropol kalesinden yönetilmeleri mümkün olmaktadır.
Akropolis kalesi taş planı.
Kutsal alan içindeki devam eden araştırma ve kazılar
Bu yılki çalışmalar kutsal alanda iki yapıda yoğunlaşmıştır : Doğu stoa ve Bizans kilisesi. Doğu stoa 1989-1992 arasında kazılmıştır. Normal bir stoa olmayıp bir şölen stoası olarak işlev gördüğü anlaşılmıştır. Zeus Labraundeus onuruna her yıl düzenlenen şenliklerde kullanılmıştır. Bu işlev kapıların yerleştirilmesinden anlaşılmaktadır.
Sağa açılan kapı tam açıldığında kapı solunda bir kanepe yerleştirilebilmektedir. Bu antik şölen odaları için tipik bir plandır. Stoanın dinsel şölen yapısı oluşu burada bulunan seramiklerin çalışılmasını daha da ilginç kılmaktadır. Şölene katılanların yedikleri ve ne tip kaplar kullanılmış oldukları anlaşılabilecektir. 2005 yılında seramiklerin temizliği ve fotoğraflanması başlamıştır.
Doğu Stoa, seramik.
Birkaç yıl daha devam edecek yavaş bir süreçtir. Seramikler temizlendikten sonra plastik kapaklı yeni kutulara yerleştirilmiştir. Cam buluntular da Thessaloniki’den Despina Ignatiadou tarafından envanterlenerek çalışılmıştır. Bizans kilisesi 1953-60 arasında kazılmış ancak henüz çalışılmamıştır. Şu anda bir doktora tezi kapsamında çalışılmaktadır. 2005 yılında duvarlar ve taban temizlenmiş yapının yeni tanımlanması yapılmıştır.
Apsiste bir mezar (?) bulunarak kazısı yapılmıştır. Birkaç küçük parça haricinde kemik bulunmayan mezarda cam kap parçaları ve pencere camı parçaları ve bronz sikke (Constantine evresi ?) bulunmuştur. Bu taban seviyesi altında Afyon kökenli mermer parçaları bulunmaktadır.
Bizans kilisesi, Apsis.
Bu mermer parçalar apsis duvarlarının erken dönemdeki kaplamasına ait olmalıdır. Bu alandaki çalışmalar yapı tarihinin anlaşılmasında oldukça önemli rol oynayacaktır. Bu yapıda bulunan seramik ve camlar da çalışılmış ve yeni plastik kutular içine yerleştirilmiştir.
Bizans kilisesi, pencere camı.
Kutsal Alanın Ziyaretçiler için ziyaret edilebilirliğinin artırılması
Bu yıl 9 yeni bilgi levhası yerleştirilmiştir. Levhalar İngilizce ve Türkçe metinler ile kent planı içermektedir (Fig.10). daha küçük 7 levha ise farklı yapılar ön tarafına yerleştirilmiştir (Propylon, Andron A, Andron B, Oikoi, Tapınak, Kuzey Stoa, Bizans kilisesi).
Genel planın bir kopyası park alanındaki giriş bölümüne yerleştirilmiştir. Genel planın ikinci kopyası kutsal alanın ortasına yerleştirilmiş, üçüncü kopya ise Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde Labraunda kökenli Sphenks heykelinin yanına yerleştirilmiştir.
Bilgi levhaları: Adron B.
Depodaki yeni demir kapılar.
Depo olarak kullanılan odalar demir kapı ve pencerelerle sağlamlaştırılmıştır. Milas müzesi gözetiminde yapılan bu düzenle sonucunda İzmir Müzesinden geri getirilecek 1948- 1960 yılları arsındaki kazılarda bulunmuş 10 kasa envarterlik malzeme için gerekli güvenlik önlemleri alınmıştır.
Tamir edilen basamaklar.
Bütün textler ve resimler ©