Labraunda

Ancient_authors_about_Labraunda_eng.html
 

    Labraunda’daki kutsal alandan söz eden en eski kaynak Herodotos’tur. 497’de Perslerin Karyalıları ve Miletoslu müttefiklerini yendikleri Pers Savaşları sırasında gerçekleşen Labraunda çarpışmasının anlatımında kutsal alandan kısaca söz ediliyor:


Persler geldiler ve ırmağı geçtiler. Karyalılar kavgaya Marsyas kıyılarında tutuştular. Yiğitçe dövüştüler ve uzun süre dayandılar ama sonunda sayı çokluğu karşısında ezildiler. Persler savaş alanında yaklaşık olarak iki bin kişi bıraktılar, Karyalılar on bin. Sağ kalanlar Labranda’da çınar ağaçlarıyla kaplı büyük kutsal ormanın ortasındaki Ordular Tanrısı Zeus tapınağında toplandılar (bizim bildiğimiz yalnız Karyalılar tanır Ordular Tanrısı Zeus’u). Burada toplanıp kurtuluş yolu aramaya çalışıyorlardı: Perslere teslim olmak mı, yoksa Asya’yı büsbütün bırakıp gitmek mi daha iyiydi? Onlar böyle görüşürlerken yardıma koşan Miletoslularla müttefikleri çıkageldiler. Bu yardım karşısında Karyalılar ilk tasarılarını bırakıp yeni bir savaşla talihlerini denemeye karar verdiler. Üzerlerine gelen Perslerle tutuştular ve öncekinden daha ağır bir yenilgiye uğradılar; kayıplarının toplamı yükseldi; Miletosluların kayıpları daha da büyük oldu. Ama bu felaketten sonra Karyalılar toparlandılar ve savaşa yeniden başladılar. Perslerin Karya siteleri üzerine yürümeye hazırlandıklarını öğrenince Pedasos’a giden yol üzerinde pusu kurdular. Persler gece pusuya düştüler ve başlarında bulunan Daurises, Amorges ve Sisimakes de içinde olduğu halde kılıçtan geçirildiler; bunlarla beraber Gyges’in oğlu Myrsos da öldü. Bu işi başaranların başında Mylasalı İbanollis oğlu Herakleides vardı. İşte Perslerin bu ordusu böyle mahvolmuştur.


(Herodotos V, 119–121, çeviren M. Ökmen, A. Erhat’ın katkılarıyla, Remzi Kitabevi)

 

Antik Kaynaklarda Labraunda

   

MS 2. yüzyılda yaşayan Plutarkhos Labraunda’da tanrı Zeus’un kült heykelinin neden çift ağızlı balta tuttuğunu açıklıyor. Plutarkhos’un metninde adı geçen Gyges, MÖ 7. yüzyıl ortasında Lidya kralıydı – ki, bu tarih, kazılarda ele geçen en eski seramik buluntuların tarihiyle de uyumludur.


Labrandalı Zeus’un heykeli neden asa veya şimşek değil de balta tutuyor?


Çünkü Herakles Hippolyte’yi öldürdüğü zaman, onun diğer silahlarıyla birlikte baltasını da aldı ve Omphale’ye hediye etti. Omphale’den sonra başa geçen Lidya kralları bu baltayı kutsal alamet olarak birbirlerine aktardı, ta Kandaules’e kadar. Kandaules ise bu baltayı değersiz görüp taşıması için yoldaşlarından birine verdi. Ama Gyges ayaklanıp Kandaules’le savaşa girişince Mylasa’dan Arselis bir orduyla Gyges’e yardıma geldi. Arselis hem Kandaules’i hem de baltayı taşıyan yoldaşını öldürerek baltayı diğer ganimetlerle birlikte Karya’ya getirdi. Zeus’un bir heykelini yaptırttı ve baltayı eline yerleştirdi; bu tanrıya Labrandeus dedi çünkü Lidyalılar bu baltaya labrys diyordu.


(Plutarch, The Greek Questions 45, Moralia 301F-302A, çeviren F.C. Babbitt, Loeb Classical Library)

 

   Coğrafyacı Strabon ise hem Labraunda’daki mermerin muhtemelen getirildiği yer olan Mylasa’daki mermer ocaklarından hem de Mylasa ile Labraunda arasındaki yaklaşık 60 stadia (yaklaşık 10.6–11.6 km) uzunluğundaki Kutsal Yoldan söz ediyor:


Fakat Mylasa’ya gelince: o son derece verimli bir ovadadır; ve ovanın yukarısında kule gibi bir tepe ve en iyi beyaz mermer ocağı bulunan bir dağ yükselir. Şimdi bu ocak büyük yarar sağlamaktadır çünkü burası yapılar ve özellikle tapınakların yapımı ve diğer genel yapıtlar için bol miktarda ve kolay çıkartılabilen bir taş kaynağıdır. Bu nedenle kent diğerlerinden daha fazla olarak her şekilde portikolarla ve tapınaklarla süslenmiştir. …

… Mylasalıların iki Zeus tapınağı vardır, Zeus Osogo ve Zeus Labrandenos. Birincisi kentin içindedir. Labranda ise kentten uzakta Alabanda üzerinden Mylasa’ya ulaşan geçidin yanında, dağ üzerinde yerleşmiş bir köydür. Labranda’da eski bir şapel ve Zeus Stratios’un bir heykeli vardır. Bütün çevre halkı ve Mylasalılar tarafından kutsanır. Üzerinde, onların kutsal tören alayının yürüdüğü ve kutsal olarak tanınan ve şapelden Mylasa’ya kadar altmış stadia tutarında olan taş döşemeli bir yol vardır. Rahiplik görevi, yaşam boyunca kentin en seçkinleri tarafından yapılırdı.


(Strabon, Antik Anadolu Coğrafyası, XIV.659, çeviren A. Pekman, Arkeoloji ve Sanat Yayınları)

 

    76 yılında Vezüv’ün patlamasıyla Pompeii’de ölen Yaşlı Plinius, Naturalis Historia adlı ansiklopedisinde Labraunda’da yılan balıkları bulunan bir gölcükten söz eder. Bunu, aşağıdaki Aelianus’tan alıntıyla birlikte değerlendirirsek, Antik dünyada çok sayıda bilicilik merkezinin ortaya çıktığı MS 1. yüzyılda Labraunda’da kurulmuş olabilecek, balıkların hareketine göre kehanette bulunan bilicilik merkezi için kanıt kabul edebiliriz:


İmparatorumuzun bazı ülkelerinde, balıklar insan elinden yem yerler ama – eski yazarların yapay havuzlarda değil de doğal gölcüklerde olduğunu hayretle kaydettikleri gibi – Sicilya’da Syracusa’nın yakınındaki Helorus kalesinde ve benzer şekilde Zeus Labrayndus pınarında, yılan balıkları küpe bile takmaktalar.


(Pliny, N.H. 32.7, çeviren W.H.S. Jones, Loeb Classical Library)

 


        MS 2. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Aelianos da Labraunda’daki kaynaktan söz eder ama onun versiyonunda Plinius’un söz ettiği gibi yılan balıkları değil de kaynakta ehli balıklar vardır. Aelianus’un verdiği Labraunda-Mylasa arası mesafe 70 stadion (yaklaşık 12.4–13.5 km) olup Strabon’un verdiği 60 stadiondan daha gerçeğe yakın bir değerdir. Aelianus ayrıca Labrandeus epiteti için Plutarkhos’un önerdiğinden farklı bir etimoloji verir. Bölgede şiddetli ve ağır yağışlar olmasına karşın bugün bilim adamları Labraunda adının ilk kısmının Hitit metinlerinde geçen laparsaadlı bitki ile aynı kökten geldiğini düşünüyorlar.


Çağrılınca cevap veren ve elden yiyecek kabul eden ehli balıklar birçok yerde bulunur ve yetiştirilir,… ve berrak sulu pınarı olan Zeus Labrandeus kutsal alanında. Orada balıkların altın kolyeleri ve yine altından küpeleri vardır. Bu Zeus’un kutsal alanı Mylasa kentinden 70 stadion uzaktadır. Heykelin yanına bir kılıç yerleştirilmiştir… ve Zeus’a burada Labrandeus epiteti verilmiştir çünkü şiddetli [Yunancada labros] ve ağır sağanaklar gönderir


(Aelian, On Animals 12.30; çeviren A.F. Scholfield, Loeb Classical Library)

>>shapeimage_3_link_0
Foreword_tr.html